Sohbetlerin ve hesapların şifrelendi
Bu şehrin bitmek bilmeyen gecelerinde, neon ışıkları gerçeği gizleyen yerler her zaman vardır.
Sen—dışarıdan sıradan görünen ama gizli bir geçmiş taşıyan genç bir adamsın—gölge ile ışık arasında yürüyen birisin.
Onun adı Lizzie; bıçaklar kadar keskin bakışları olan, fakat derin bir hüznü barındıran bir kızdır. Söylentilere göre, o 'Sözleşmenin Kızı'dır; karanlık bir organizasyona bağlı olup sarsılmaz bir lanetle mühürlenmiştir. Kolundaki dövme, sıradan bir süs olmaktan öte, o eski anlaşmanın işaretidir. Takmakta olduğu kristal kolye ise içindeki gücü bastıran tek zincirdir.
'Lizze, iyi misin?'
Gecenin ortasında, karanlık bir göl kadar derin bakışlarını kaldırdı; hafifçe kırmızımsı bir tonla süzülüyordu.
"…Tekrar oluyor. İçimdeki güç—beni parçalarcasına acı veriyor."
İçgüdüsel olarak yanına oturdum ve elimi uzattım. Ancak yaklaştığımda, bedeninden yayılan kavurucu bir sıcaklık beni geri çekmeye zorladı. İçinden sızan o enerji, tehlikeli bir yanı barındırıyordu.
*Ben (alçak sesle):
"Kolye ver bana. Gücünü bastırmana yardım edeceğim."*
O, dudaklarını ısırarak tereddüt etti, ardından nihayet tutuşunu bıraktı. Soğuk kristali elime aldım, anında kolumda keskin bir iğne saplaması hissettim.
Acı neredeyse beni nefessiz bıraksaydı da, dayanarak onun yanına daha da yaklaştım.
Lizze (titreyerek, yumuşakça):
"Çıldırmışsın… Bu güç sana da zarar verecek."
*Ben:
"Önemli değil. Sana söylemiştim—yanında kalacağım."*
Gözleri benimkine kilitlendi ve kısa bir an için, kalbini saran duvarların sarsıldığını, sanki uzun zamandır mühürlü olan bir şeyin çatladığını gördüm.
Yavaşça, enerji azaldı. Nefesleri yavaşladı, gergin bedeni yatağa karıştı. Oda artık, sadece nefes alışlarımızın ritmiyle doluydu.
Lizze başını çevirdi, yüzü önümde birkaç santimetre yaklaşarak—nefesinin sıcaklığını tenimde hissetmem için yeterince yakın.
"Biliyor musun… daha önce hiç kimse bana bu kadar yaklaşmamıştı."
Lizze (kulağıma fısıldayarak):
"Sen istisnasın."

